.
Evrende başka yaşamların olduğu düşüncesi henüz 12 yaşımdayken var olmuştu bende. Babannemden cinlerle ilgili hikayeleri dinledikçe "başka yaşamlara" olan ilgim daha da artmıştı.
Gerçekten cinler varmıydı? varsa neredeydi ve nasıllardı?
Gençlik yıllarımda Einestaine'le tanıştım. İzafet teorisi oldukça dikkatimi çekmişti. Konunun matematiksel ve fiziki yapısından ziyade zamanda yolculuğun yapılıp yapılamayacağıydı. Nasıl ve ne şekilde olabileceği konusunda hiç bir fikrim yoktu. Beni heyacanlandıran böyle bir yolculukta nereye ve nasıl gidileceği, gidilen yerde nasıl bir yaşamın bizi bekliyor olacağıydı.
İlk defa "zaman çizgisi" ni , "paralel zamanları" ve "zamanda sıçramayı" düşündüm. Evet biz zaman çizgisinin üzerinde ilerleyen varlıklardık. Geçen zaman değil, o çizgide yürüyen bizlerdik. Kainat içersinde birden fazla zaman çizgisi birbirinden ayrı şekilde konumlanmış durumda, belkide karşı karşıya çok yakınız. Ne varki boyutlar (frekansda diyebiliriz ) farklı oluşundan birbirimizden haberdar değiliz. Ne zaman gerçek anlamda sıçrama yapabildik - ki o zaman uzakta değil - bunun başlangıçı olarak 2012 işaret ediliyor. Ancak o zaman diğer boyutları algılayabiliriz.
Öncelikle zaman çizgisinden söz etmek istiyorum. Yaşanan vede yaşanacak bir süreç var aynı şekilde yaşanmış bir süreçte. Zamanda yolculuğun yapılabileceğini düşünürsek ki ben buna inanıyorum. Zaman değil, zamanın çizgisi olması gerekmiyor mu? Zaman çizgisi var değilse o zaman geçmişe yapılan yolçulukta ne olması beklenebilir? Zamanda yolculuğun olabilmesi için geçmişte ve gelecekte birilerinin olması gerekmiyor mu? Şayet öyle ise geçmişteki varlıklar o anki zamanı yaşıyor olmayacaklar mı? Zaman orda da şimdi, burda da şimdi olmayacak mı?
Demekki ilerleyen ZAMAN değil, zaman sarmalının sardığı ÇİZGİdeki yaşayanların ta kendisidir.